Parsek ERP, inşaat projelerindeki çevresel etki faktörlerinin gerçek zamanlı takibini ve proaktif önlenmesini aşağıdaki adımlarla sağlar:
- Parsek ERP'nin Saha Veri İzleme modülü aracılığıyla inşaat sahasına yerleştirilen gürültü, toz, su kalitesi/tüketimi gibi çevresel sensörlerden gelen veriler anlık olarak toplanır ve merkezi sisteme aktarılır. Bu sayede, manuel veri girişine gerek kalmadan, doğru ve güvenilir çevresel performans bilgisine erişim sağlanır. Saha Veri İzleme modülü, aynı zamanda puantaj ve metraj gibi saha aktiviteleriyle çevresel verileri ilişkilendirerek, hangi imalat veya süreçlerin çevresel etkiyi nasıl etkilediği konusunda değerli içgörüler sunar.
- Toplanan çevresel veriler, Parsek ERP'nin Çevre Yönetimi modülü altında tanımlanan çevresel yönetim planları, yasal eşik değerleri ve iç standartlarla karşılaştırılır. Bu modül sayesinde, gürültü seviyeleri, toz emisyonları veya su tüketimi gibi parametrelerin belirlenen limitlerin dışına çıkması durumunda, otomatik uyarılar ve bildirimler ilgili birimlere iletilir. Çevre Yönetimi modülü, ayrıca çevresel risk değerlendirmeleri yapmaya, çevresel izinleri takip etmeye ve periyodik çevresel raporlamalar oluşturmaya olanak tanır.
- Regülasyon Takibi modülü, Türkiye'deki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı pozları ile uyumlu çevresel mevzuatları, yerel yönetmelikleri ve proje özelindeki şartnameleri merkezi bir veri tabanında güncel tutar. Bu modül, çevresel performans verilerinin ilgili mevzuat maddeleriyle anlık olarak karşılaştırılmasını sağlayarak, olası ihlaller ve yasal uygunsuzluklar hakkında proaktif uyarılar üretir. Mevzuat değişiklikleri de bu modül üzerinden takip edilerek, projenin sürekli yasal uyumluluğu güvence altına alınır.
- Tüm bu modüller entegre çalışarak, proje yönetim ekibine çevresel performansı gerçek zamanlı izleyebilecekleri interaktif panolar sunar. Olası bir çevresel ihlal durumunda sistem, potansiyel riskleri ve alınması gereken önleyici aksiyonları belirleyerek proaktif bir yaklaşım sergiler. Bu sayede, cezai yaptırımlardan, itibar kaybından ve proje gecikmelerinden kaçınılabilir; hatta çevresel performansın hakediş süreçleri ile ilişkilendirilmesi gibi gelecekteki uygulamalara zemin hazırlanabilir.